???

Fotoğrafım
Bildiğin çikolata... Yokluğunda canın çeker, görünce için gider, fazla yediğinde geri döner, her koşulda seni deli eder :) İletişim: medannseri@gmail.com

Çikolata Severler...

12 Eylül 2010 Pazar

PARADOKS DERKEN ???!!!

Tarih birçok paradoksa tanık oldu bugüne kadar.  Socrates'in meşhur '' Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir.'' veya kendi de bir Giritli olan Epimenides'in ''Bütün Giritliler yalancıdır.'' paradoksları günümüzde en bilindik paradokslardan kabul edilmektedirler.
Bunun yanın sıra paradoks kavramını anlamak için çok da uzağa gitmeye hiç mi hiç gerek yok. 
Çocukken alt kat komşumuz Fatma Teyze vardı ki herkesin hayatında eminim meşhur bir Ayşe yada Fatma Teyzesi olmuştur. Beni her gördüğünde '' Anneni mi yoksa babanı mı daha çok seviyorsun?'' diye sorardı. Al işte hayatımın paradoksuydu bu cümle. 
Allah'ım nasıl cevap vermeliyim diye düşünürdüm. Şöyle ki 5-6 yaşlarında ben ve düşün taşın problemim:
"Annem desem yokk yoookk ennn sıfatını hak etmiyor gibi. Çünkü sabahtan akşama kadar birlikteyiz ve hiç yaramazlık yapmamıza izin vermiyor. Sürekli şişştt, dur, yapma, etme ünlemleri aracılığıyla iletişim kuruyoruz ama babam öyle mi, zaten akşamları birkaç saat görüyorum, sürekli işte. İş için şehir dışında geçirdiği zamanı da sayarsak bize çok az eşlik ediyor ve bu minimum zamandan maksimum fayda sağlamamız için bize hep iyi hatta çok iyi davranıyor. (Bir dediğimiz iki olmadı gerçekten hiçbir zaman. Hatta annem bizi babama şikayet ettiğinde ''Yok onlar öyle yapmazlar'' diyerek hep savunmamızı da yapardı. Babamı görünce iyice şımarırdık zaten.)  Sonra hep oyuncak, çikolata falan da alır. Yani eennn sıfatını alması gereken biri varsa o babam olmalı. Ama amaaa ya annem. Yazık kadıncağıza sabahtan akşama kadar bizimle uğraşıyor, temizlikti, yemekti, zarttu zurttu hep o ilgileniyor. O da haklı, enn sıfatını babama vererek anneme haksızlık etmemeliyim. Ya n'apcam ben şimdi EVET mi HAYIR mı ANNEM mi BABAM mı? En iyisi bu sorudan kurtulmanın bir yolunu bulmalıyım. Napsaamm napppsaammm... Buldum en iyisi ağlamalıyım."
Ve birkaç dk. sonra .....
Eeeeee öööhüüü  ööhüüü ıngaaa mınngaaa  :((((((((((
Aferin kızım sana işte annemin sesi duyuldu. ''Medanşeriii niye ağlıyorsun? Hadi gel kızım eve gidiyoruz. !!!! ''
Ve birkaç dk. daha sonra sevinç gözyaşlarımı dökmeye başlıyorum. Zafer benim!!! Hem Fatma Teyze'nin sorduğu soruya cevap vermekten kurtuldum, objektifliğimi bozmadım hem de ağlayarak yeni bir istekte bulunmak için annemin ilgisini çekmeyi başardım.
Ahhhh ahhh hey gidi çocukluk işte. Bu paradokslarla neden bu kadar erken yaşta tanışmak zorunda kalıyoruz ki. Bir de böyle sevimli sevimli gelip  ' Sen kimin kızısın? Benim mi babanın mı?'' diye sormazlar mıydı?! Resmen aile katliamı çıkartırlar bu büyükler. Sözde ne masumane bir soru ama özde kan çıkartır maazallah. (:
Çocuklara böyle sorular sormayın ya, böyle ikilemlere sokmayın. Psikolojilerini bozmayın çocukların. Lütfen ama hem bakın bana ben hiç öyle şeyler yapıyor muyum? 4 tane yeğenim var. Bir kez olsun 'Anneni mi daha çok seviyorsun babanı mı?' diye sormuşluğum yoktur. Böyle boş işlerle uğraşmam direk olarak ' Ben mi diğerleri mi? Çabuk söyle'  diye soruyorum. Ahahahaaa tamam sustum, hem ne demiştim. Benim dediğimi yapın ama yaptığımı yapmayın. Demediysem de şimdi demiş oldum. ((:
Hadi Medanşeri kaçar ....
Kaçmadan önce çabuk cevap ver.... Benim blog mu diğerlerinin bloglarımı???!!!! (((:

1 yorum:

Yormadan Geçme (;